STAR ANA SAYFA - 02 Eylül 2014 Salı

Kesmeden, Kanatmadan Kalp Kapağı Değiştirdiler

Şifa Üniversitesi Bornova Eğitim Araştırma Hastanesi'nde 75 ve 78 yaşındaki iki hastanın kalp aort kapağı, tıp dünyasında yeni geliştirilen TAVI (Transcatheter Aortic Valve Implantation) yöntemi ile açık ameliyat yapılmadan değiştirildi.
Kesmeden, Kanatmadan Kalp Kapağı Değiştirdiler
İZMİR/STAR
Açık kalp ameliyatı yapılması riskli bulunan iki hastanın aort kalp kapağı TAVI (Transcatheter Aortic Valve Implantation-Kateter Yöntemi ile Aort Kapak Takılması) yöntemi ile değiştirildi. Şifa Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Talat Tavlı başkanlığında; Yrd. Doç. Dr. Ahmet Taştan, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Zungur, Yrd. Doç. Dr. İhsan Sami Uyar, Yrd. Doç. Dr. A. Fevzi Abacılar ve Uzman Dr. İlker Gül'den oluşan ekip, 75 yaşındaki Ayşe Koçan ile 78 yaşındaki Beşir Çalışır'ın aort kalp kapaklarını bu yöntemle değiştirerek önemli bir başarıya imza attı.

"HİÇ BİR YER KESİLMİYOR, DİKİŞ ATILMIYOR"
Romatizmal ve akciğer hastalıklarına bağlı olarak kalp aort kapağı daralan hastaların hayatlarının ciddi boyutlarda tehlikeye girdiğini belirten Prof. Dr. Talat Tavlı, TAVI yöntemi ile ilgili bilgiler vererek, "Son yıllarda kalp-damar hastalıklarının tedavisinde heyecan verici yenilikler oldu. Bu yeniliklerin en önemlisi de aort kapağının ameliyatsız değiştirilmesine olanak tanıyan TAVI yöntemidir. TAVI yöntemini, sağlık durumu ciddi olan hastalarımıza uyguluyoruz. Bu yöntemle son 50 yıldır uygulanan açık kalp ameliyatı yerine hastalar; kalpleri açılmadan, anjiyo yapılır gibi kasıktan girilerek tedavi olma şansına kavuşuyor. Lokal anestezi ile yapılan bu işlemde hiçbir yer kesilmiyor, dikiş atılmıyor. Böylece hiçbir kanama da olmuyor. Burada yaptığımız işlemin hemen ardından da hastalarımızın nefes alması rahatladı. Kalp yetmezliği semptomları geriledi. Daha sonra da her iki hastamızı da sağlıklı bir şekilde taburcu ettik" diye konuştu.

AMELİYAT OLAMAYAN HASTALARA UMUT OLDU
Yöntemin Türkiye'de çok az merkezde uygulandığını anlatan Prof. Dr. Tavlı, "Günümüzde bu teknik aort stenozu hastası olup ameliyat olamayan, kaderine terk edilen hastalar için çok iyi bir seçenektir. Bu yöntemle hiç kesi yapılmaması nedeniyle iyileşme süresi kısalıyor. Kalp durdurulmadığı için kalp akciğer makinesinin olumsuz etkilerine maruz kalınmıyor. Özellikle solunum ve böbrek yetersizliği bulunan ve daha önce kalp ameliyatı geçiren hastaların riskleri azalıyor" dedi.

ŞİFA'DA TIPTAKİ YENİLİKLER YAKINDAN İZLENİYOR
Şifa Üniversitesi olarak tıptaki yenilikleri yakından izleyip; avantajlarını hastalara uygulamaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Prof. Dr. Tavlı, "Yeni teknolojileri kullanmamız konusunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan başta Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Erdoğan'a, Sağlık Grup Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Ateş'e, Tıp Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Mustafa Sarsılmaz'a ve işlemde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.

TAVI NEDİR?
Kısaca TAVI olarak bilinen Transcatheter Aortic Valve Implantation yöntemi hakkında açıklama yapan Prof. Dr. Tavlı, "TAVI, aslında açık kalp ameliyatı yapılmadan, kateter yöntemi kullanılarak kalbe aort kapağı takılması işlemini ifade ediyor. İşlem anjiyografi yapar gibi kasık bölgesindeki damar içerisinden uygulanıyor. Bu işlem sırasında takılan, halen tüm dünyada ve ülkemizde kapak değişim ameliyatlarında kullanılan biyolojik kalp kapakları; TAVI yönteminde bir stent kılıf içerisine yerleştiriliyor ve stent açıldığında kapak takılan bölgeye sıkıca tutunup yerleştiriliyor.

KİMLERE UYGULANIYOR?
TAVI yöntemi öncelikle, kapak takılması için açık ameliyatı kaldıramayacak kadar yüksek riskli olan hastalar için öneriliyor. Bunun dışında açık ameliyat için herhangi bir engeli olan hastalarda da bu yöntem uygulanabiliyor. Bu konuda özellikle çok yaşlı, akciğer, karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar ya da daha önceden başka açık kalp ameliyatı geçirmiş olan hastalar, açık ameliyat için yüksek riskli olarak kabul ediliyor. TAVI yönteminin, açık ameliyatın uygun olmadığı bu hastalarda yasam süresinin
uzatılması ve hastanın klinik durumunun iyileştirilmesi konularında etkili olduğu biliniyor" şeklinde konuştu.