STAR ANA SAYFA - 23 Nisan 2014 Çarşamba

Uydu fırlatan ülke olacağız

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün, ileri teknolojide geldiğimiz seviyeyi şöyle özetledi: “Kendi uydumuzu yapıyoruz. 10 yıl içinde uydu fırlatan füzeleri yapacağız. Başka ülkelerin uydularını da fırlatacağız.”
Uydu fırlatan ülke olacağız
Yener Yalçın / yyalcin@stargazete.com

TÜRKİYE 8 YILDA HER ALANDA KULLANILACAK 12 YERLİ UYDU YAPACAK

Türkiye, 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olmak için yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünler üreten ve bunları ihraç eden bir ülke haline gelme hedefinde önemli mesafe katetti. Yüzde 100 Türk malı istihbarat uydusunu yapan Türkiye, 10 yıl içerisinde de uydu fırlatabilecek. Gazetelerin ekonomi müdürleriyle sohbet toplantısı düzenleyen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, aralık ayında TÜBİTAK mühendislerinin geliştirdiği istihbarat uydusununun fırlatılacağını, 10 yıl içerisinde Türkiye’nin uydu konusunda hem üreten hem de fırlatan ülke haline gelceğini söyledi. Bakan Ergün, Türkiye’nin teknoloji üreten ve bunları ihraç eden bir ülke haline gelmesinin bugünden yarına olmayacağını, bunu için önce iklimin oluşturulması gerektiğini belirtti. Bakan Ergün, bu kapsamda TÜBİTAK gibi büyük bir organizasyonun bakanlığa katılmasıyla Türkiye’nin araştırma potansiyelinin sanayiyle buluşmasının ve bakanlığın da bu işte bir moderatör görevi yapmasının önünün açılmış olduğunu kaydetti.

Mayınları da uydudan göreceğiz

TÜBİTAK’ın uzayla ilgili çalışmalar konusunda çok önemli bir noktaya da geldiğini kaydeden Ergün, şunları söyledi: “Gözlem uydusu ve haberleşme uyduları konusunda önümüzdeki 10 yıl içerisinde Türkiye hem kendi uydularını, hem başka ülkelere uydu yapan, hem de kendi uydusunu fırlatan, başka ülkelerin de fırlatabilen bir ülke haline gelmiş olacak. Fırlatma işini  şimdi biz yapmıyoruz, ama fırlatma teknolojisini de kendimiz gerçekleştirip, 10 yılı bulmaz, daha erken bir vakitte fırlatmayı da gerçekleştireceğiz.8 yıl içerisinde muhtemelen 12 yeni uydu daha değişik alanlarda kullanmak üzere yapılacak. Yeni nesil yapacağımız uydular zirai üretimden tutun da maden aramalarına, iklim değişikliklerine, şehircilik uygulamalarına varana kadar birçok alanda ciddi katkı sağlayacak. Mesala mayınları da uydudan görme şansına sahip olacağız.”

Arıtma çamurundan petrol üretilecek

Ergün, önümüzdeki dönem için üzerinde çalıştıkları yol haritalarından birinin de atık ve geri dönüşüm konusu olduğunu vurguladı. Ergün, şunları söyledi: “Şu anda boşa giden, değerinin farkına bile varamadığımız o kadar çok atık var ki... Atıkların bir bölümünü çimento sektörü yakarak enerji ihtiyacını gideriyor. Ancak şimdi o arıtma çamurlarının daha başka işlere yarayacağını da biliyoruz. Yakmak, sadece onları bertaraf etmek anlamına geliyor. Oysa bertaraf ederken onları daha farklı değerlendirme yolları da var. Arıtma çamurunu bazı işlemlerden geçirerek ham petrol elde etmek mümkün. İki ayrı merkezde buna dönük çalışmalar yürütülüyor. Fuel oil kıvamında bir ürün elde ediliyor. Rafineride işledikten sonra da akaryakıta dönüşebiliyor. Varili 60 dolara mal olabiliyor. Şu anda ham petrolün varilinin 100 doların üstünde olduğuna ve bu düzeylerin altına uzun dönem pek düşmeyeceğine göre söz konusu maliyet uygun görünüyor.” Bakan Ergün, ticari anlamda bunun üretime geçilmesi konusunda da çalışmaların yapıldığını söyledi. Arıtma çamurunu dönüştürmekle Türkiye’nin petrol ihtiyacının tamamını karşılamak gibi bir iddialarının olmadığını söyleyen Ergün “Ancak  belediyelerin artık atıkların da kıymetini bilmeleri gerektiğini ortaya koyuyoruz. Arıtma çamurlarının ham petrole dönüşmesi, en azından belediyelerin kendi ihtiyaçlarını karşılamalarını gündeme getirebilir” diye konuştu.

Bilimde birinciye ödül sadece aferin!

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Londra Olimpiyat Oyunları’nda ülkemize madalya kazandıran sporcuların ödüllendirildiğini anımsatarak, şunları söyledi: “Altın madalya ile dönen sporcuya 2 bin Cumhuriyet Altını veriyoruz. Bu,10 kilo altın anlamına gelir. Değeri 1.5 milyon lirayı aşıyor.  Bilim olimpiyatlarında matematikte, fizikte birinci  olan gençlerimize ise sadece ‘aferin’ demekle yetiniyoruz. Şimdi TÜBİTAK’ta bir çalışma yapılıyor. Bundan sonra bilim olimpiyatlarında başarılı olan gençlerimiz de ödül alabilecek.”

Yüzde 100 Türk istihbarat uydusu aralıkta uzayda

Aralık ayı sonuna kadar istihbarat ağırlıklı gözlem uydusu Göktürk-2’nin Çin’den uzaya fırlatılacağını kaydeden Ergün, şu bilgileri verdi: “Bu tamamen kendi yaptığımız bir gözlem uydusu. Göktürk-2 uydusu, tamamen görüntü elde etmekle ilgili bir uydu. Ama bundan da zirai uygulamalarda, çevre şehircilik uygulamalarında yararlanma imkanımız olacak. Göktürk-2 uydusu 2.5 metreye 2.5 metre büyüklüğündeki bir çözünürlükle görüntü elde edecek. Göktürk-3 ve sonra Göktürk-4 yapılacak.” Ergün’ün verdiği bilgiye göre uzay enstitüsünde yapılan uydu çalışmaları sırasında başka bir yetkinlik kazanılarak yeni bir proje ortaya çıkmış. Görüntü elde etmek ve görüntüleri kıymetlendirmek, değerlendirmek üzere yapılan çalışma sırasında geliştirilen balistikle ilgili yazılımı şu anda Emniyet Genel Müdürlüğü kullanmaya başlamış.

Fiat ve Renault yerli marka üzerinde çalışıyor

Yerli otomobili üretecek babayiğitin henüz ortaya çıkmamasını Bakan Nihat Ergün, şöyle değerlendirdi: “Bize göre yerli otomobil markası mümkün. Türkiye’deki gelişmeler ve dünyadaki pazar bizim yerli markayla hareket etmemize, yola çıkmamıza imkan veriyor. Şöyle düşünüyorlar ‘bir yerli marka yapalım çıkarken 1 milyon satsın, 500 bin satsın.’ Böyle bir şey olmaz ki kimsenin ki böyle olmadı. Ben yerli markanın 100 bini aşkın bir rakamla işe başlayacağını düşünüyorum. Bu başlangıç için iyi bir rakam. Bizim otomobil sektörümüz, 1 milyon otomobil satışına ulaşacak Türkiye pazarının yüzde 10’unu almaya cesaret edemiyorsa, cesaretini gözden geçirmesi lazım. Yani bu cesaret edilmeyecek bir şey değil. Biz diyoruz ki, yabancı ortaklarınızla görüşün. Oyak ve Tofaş şimdi bir çalışma yaptıklarını ifade ettiler. Hangi noktaya geldiler bir bakacağız.”

YÖK Kanunu’nda beyinler serbest kalmalı

Türkiye’de önemli beyinlerin araştırma yapma imkanından nasıl uzak kaldığını Bakan Ergün, şu örnekle anlattı. “2 gün önce bir doçent arkadaş geldi, ziyaret etti. İTܒye üniversite sınavında ilk 500’de yer alarak girmiş. Devlet bursuyla ABD’de lisansüstü ve doktora yapmış. ABD’de 6 yıl süren bu eğitim sonrasında 12 yıl devlette çalışma şartıyla dönmüş. 2.500 lira maaş alıyor. Araştırma yapmaya zamanı yok ki. YÖK Kanunu değişecek. Bu değişiklik sırasında araştırma yönü öne çıkan öğretim üyelerine farklı maddi olanaklar sunabilecek çözümler üretmemiz lazım.”