STAR ANA SAYFA - 26 Kasım 2014 Çarşamba

Latif Erdoğan: Gülen her ay ABD’ye bilgi raporu götürür

  • 09.03.2014  02:25 | Güncelleme: 09.03.2014  02:30
  • Gülen Cemaati’nde 40 yıl hizmet veren Yazar Latif Erdoğan: Gülen daha Türkiye’de iken, ‘Seni 15 yıl dinlettim hakkını helal et’ dedi. ABD’de ilgili masaya düzenli olarak hesap veriyor. Sıraya girerek İnönü’nün elini öptüğünü anlatmıştı.
    Latif Erdoğan: Gülen her ay ABD’ye bilgi raporu götürür
    Haber Merkezi

    Gülen Cemaati’nde 40 yıl hizmet veren, Gazeteciler Yazarlar Vakfı kurucularından ve eski başkanı Latif Erdoğan, Fethullah Gülen ile ilgili sarsıcı açıklamalarda bulundu. Gülen’in hayatını anlattığı ‘Küçük Dünyam’ın da yazarı olan Latif Erdoğan, Gülen’in, Genelkurmay Başkanı’nın önündeki dosya Cumhurbaşkanı’na imzaya gitmeden haberdar olduğunu söyledi. Erdoğan, “Hocaefendi kendisi Altunizade’de ‘15 senedir seni dinletiyorum. Hakkını helal et’ demişti” dedi. Cemaat’in önemli isimlerinden Latif Erdoğan, önceki gün A Haber’de yayınlanan Deşifre programında şunları söyledi:

    İnönü’nün elini öpmüş

    Fethullah Gülen’in İnönü’nün elini öptüğü anıları anlatan Latif Erdoğan, “Bu ciğerleri sızlatan bir tablo. Demek ki CHP sevgisi eskiden geliyormuş. Kendisi anlatmıştı, Erzurum’a gelince İsmet İnönü, sıraya girip elini öpmüş. Niye İnönü’nün elini öptün’ diye sordum, ‘Muziplik olsun diye yaptım’  dedi. Doğu’dan arkadaş e posta atmış. CHP döneminde babası ve dayısı da orada öldürülmüş.  O insan Cemaat’te. ‘Nasıl olur da bana babamın ve dayımın katillerine oy ver dersiniz’ Böyle bir birlikteliği izah etme gerekçeleri yok. Fevkalade yanlış bulurum” dedi.  

    Gülen’in hesap verdiği kişi

    Gülen’in ABD yaşamına ilişkin de konuşan Latif Erdoğan, şunları söyledi: “Hocafendinin aidiyet duygusunu sorgulaması lazım. Uzaklaştıkça insan neler kaybettiğinin farkında olmuyor. Bütün İslam alemi adına gözyaşı döken insan belli bir noktadan sonra İslam alemini umursamaz noktaya geliyorsa bu bir kayıptır. Şu anda Hocaefendi ABD’de durduğu sürece, çok yönlü esaret altında insandan bahsediyoruz. Orada sağlıklı karar çıkması mümkün değil. ABD’de her ülkeye ait sorumlu masada birisi var. 20-25 yaşında çocuktur, Yahudi’dir. Türkiye masasına bakan birisi var. ABD’de öyledir. Hocafendi ABD’de kaldığı günden beri orayla irtibatlıdır. Çok defa gidip orada hesap verdiğini kendim dinledim kendisinden. Doğrudan doğruya ABD devletinin görevlisi çoğu Yahudi. İş daha oradan başlıyor. Hocafendi’nin anti İsrail, anti Yahudi söyleme girmesi ABD’de kaldığı sürece mümkün değil.”

    ABD’den zor geri döndüm

    Gülen’in kendisini ısrarla ABD’ye çağırdığını anlatan, Latif Erdoğan, terörist damgasıyla ABD’ye alınmayışının hikayesini şöyle anlattı: “Burada kendisi bana telefon açtı. 5 defa o gün aradı ‘İlle bir gel’ benim de telefonum dinleniyor, bu sefer bütün nazımı kullanıp Hocaefendi’yi Türkiye’ye getireceğim. On senelik pasaportum var, on yıllık vizem var, uçağa rahat bindim. Üç beş tane Gazeteciler Yazarlar Vakfı’ndan arkadaşla da beraber  gidiyoruz. Havaalanına indik. Kapıda iki polis. Beni uçaktan alıp götürdüler. Bana söyledikleri, ‘Bizi ikna edemezsen hapsedeceğiz.’ Senin konumun ABD’ye kaçak girmek isteyen bir insan konumu. Nasıl oldu. Uçaktayken vizem iptal olmuş. Ertesi gün yine beni bir hücreye tıktılar ellerim kelepçeli. Oraya gitmemi kendisi talep etmişken, telefon açmışken bana. ‘Neredesin geçmiş olsun’ demedi. Bu talep neydi, vizem niye iptal ettirildi. Vizemin iptal olduğunu nereden bileceğim. Ertesi gün yine beni bir hücreye tıktılar ellerim kelepçeli. Oraya gitmemi kendisi talep etmişken, telefon açmışken bana. Sekiz sene oldu, bir teflonla bile ‘Neredesin geçmiş olsun’ demedi. Bu talep neydi, vizem niye iptal ettirildi. Suç neymiş, ben polisle çatışmaya girmişim Türkiye’de. Teröre bulaşmışım. Terörist olmuşum. Vizem iptal olmuş. Hiç hayatta böyle bir şey olmadı. Bu noktadan bakınca demek ki Hocaefendiyi oraya gönderen güç, onun kalmasını isteyen güç, onun gelmesini engelleyen kaynaktan besleniyor.”

    Ecevit’le zoraki görüşme

    Gülen’in yanlış yönlendirildiğini öne süren Latif Erdoğan, “Burada bilgi aktarmada o kadar yanlış yönlendirmeler oluyor ki. Ben GYV Başkanlığını yaptım. O dönemde herkes benimle Hocaefendiye mesaj gönderiyor. Arkadaşlara bakıyorum, benim de içinde olduğum vakayı naklederken öyle değiştiriyorlar ki, o öyle zannediyor. Hocafendi ABD’ye gitti. En zayıf damarı vatan hasreti. Ben ordayım. Ecevit’e yalvarıyorlar Hocaefendi’ye telefon açsın diye. Bazen emrivaki veriyorlar, onlar da kerhen 28 Şubat süreci ‘Alo nasılsın’ diyor. Telefonu aktaran kişi, sizi mutlaka bir sesinizi duymak istedi, selamlamak istedi... Nereden anlıyorlar...  Bunlar Hocaefendi’yi yanıltan şeyler. İşin ucu ihanete kadar...

    Seni 15 yıl dinlettim helal et

    “Hocaefendi kendisi dedi bana. Altunizade’de ‘15 senedir seni dinletiyorum. Hakkını helal et. Cemaatin önde gelen insanısın, senin sözlerin hepimizi bağlar’ ben de güldüm. ‘Kendimi daha güvenli hissediyorum’ dedim. Problem etmedim. Sadece beni değil, Hocaefendi’nin herkesi dinletmesi o kadar malumun ilanı ki. Bunlara delil aramaya gerek yok. Binlerce defa, yüzlerce defa topluma demiştir, ‘Has dairede bile olsa, Genelkurmay’daki görüşmeler daha Cumhurbaşkanı’nın imzası atılmadan önüme geliyor’ demiştir.  Meseleye artık yok ya demek... Çiller Başbakan, ona dosya veriyor. Aylarca sonra olacak hadiseyi verdiğini kendi söylüyor. Hocaefendi bilgi kaynağı olduğunu saklamıyor ki. Bu bilgiler ilerde senin ne işine yarayacak diyen bir gücün olmadığını gösteriyor. Yarın bir gün devlet benden bunun hesabını sorar diyen biri bunu yapar mı? Hocaefendi bu işe inandırılmış. Buradan giden bilgiler, ona aktarılan bilgiler öyle aktarılmış ki ‘Hiç kimse direnemez. AK Parti de bizim aslında bir iki kişi var. O gidince biter’ stratejisi kuruluyor.”

    Türkeş beni öldürtecek

    Gülen’in kendisine ‘Alparslan Türkeş beni öldürtecek’ dediğini anlatan Latif Erdoğan, yaşananları şu sözlerle aktardı: “Biliyor musun Alparslan Türkeş öldürülmem için emir vermiş’ dedi. Öldürülmesi için karar verdiği kişi Hocaefendiye geliyor ‘Türkeş bana bunu dedi, ama sizi öldüremem’ deyip boynuma saldırdı diyor. Bu tablo karşısında arayışa girdim kimleri devreye soktum hatırlamıyorum. On beş gün içinde Türkeş, vefat etti. Hocaefendi herkesten önce gitti cenazesinde namaz kıldı.”

    Allah ile konuştuğunu anlatmıştı

    Cemaat seçmenine seslenen Latif Erdoğan, AK Parti’ye oy verin çağırısı yaptı. Erdoğan, şunları söyledi: “Cemaat müntesipleri ve sempatizanları olur. Uyanıp kendisine gelmesi lazım. Din kimsenin tekelinde değil. Hocaefendiye verdikleri ‘Hata etmez, sual edilmez’ den vazgeçmesi lazım. Siyaset onun misyonu değil. Ona siyaset yüklemek zülümdür. Bilhassa önümüzdeki seçimlerde ne yapıp yapıp, AK Parti’yi desteklemeleri lazım. Bu vatan meselesidir, Ümmet-i Muhammed meselesidir. Kimsenin keyfi için vatanı ya da Ümmet-i Muhammed’i satacak halimiz yok. Bu yanlıştan Hocaefendi vazgeçmelidir. Reha Muhtar’a geçmişte ‘Atatürk ile ilgili yanlış yaptım özür dilerim’ dedi. Bu mesele ondan daha küçük bir mesele değil. Bu mevzuda hata deyip, dönmek farzdır.” Bir dönem Fethullah Gülen’in halefi olarak da görülen Yazar Latif Erdoğan, “Bugün gelinen  noktada ciddi bir proje var, Bediüzzaman ve Risale-i Nur devre dışı bırakılıyor” diye konuştu.

    Erdoğan şunları söyledi: “Gülen, bana ‘Allah ile konuştuğunu söyledi. Kainatı Hz.Muhammed için yarattım senin için de devam ettiriyorum’ dedi.”  Tayyip Erdoğan kadar ülkemize faydalı olan bir lider gelmediğini söyleyen Latif Erdoğan, AK Parti yöneticilerine geçmişte uyarıda bulunduğunu belirterek,   “Hocaefendi bir verdiği yerden bin alır demiştim” dedi.