STAR ANA SAYFA - 28 Temmuz 2014 Pazartesi

Bağ-Kur borcu silinir mi?

Resul KURT tüm yazıları » info@resulkurt.com

Yazarımızı takip edin!..

Okurumuz Süleyman Altunbaş, “Annem rahmetli babamdan emekli maaşı alıyor. Annemin babası 2003’de öldü. Yanı dedemden şirket hissesi kaldı. Anneme şirket ortağı olduğu için 2008’den beri Bağ-Kur ödemesi gerekiyormuş. Adre

simize bir mektup geldi.  Şu an 16800 TL borç gözüküyor. Bağ-Kur hakkından vazgeçebilir miyiz? Borcumuzu sildirebilir miyiz?” diyor.

Öncelikle, sosyal güvenlik hakkından vazgeçilemediğini, başkasına devredilemediğini söyleyelim. 2008 yılında yapılan bir düzenleme ile 30.04.2008 tarihi itibariyle beş yıldan fazla Bağ-Kur prim borcu olan kişilerin sigorta

primlerinin silinmesine imkan tanınmıştı. Buna göre uzun süre prim ödemeyen Bağ-Kur’lunun borcu SGK tarafından otomatik olarak silinmişti. Ancak bu işlem 5 yıldan prim borcu olanlara uygulanamıyor.

Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, 30.04.2008 itibariyle beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu olanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, 03.08.2009 tarihine kadar ödememeleri halinde sigortalılıkları durdurularak borçları ödeme yükümlülüğünden kurtulmuşlardır. Bu süreyi, isteyen sigortalıların yeniden borçlanma imkanı vardır.

Sigortalılıkları bu madde gereğince durdurulanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi çalışmaları 30.4.2008’den sonra da kesintisiz devam edenlerin sigortalılıkları 01.05.2008’den itibaren yeniden başlatılmaktadır. Dolayı sıyla okurumuzun annesinin 30.4.2008 öncesi borçları silinmiş olup, 01.05.2008’den bu yana sigortalılığı devam ettirildiğinde dolayı borç görünmektedir. Bir kişinin eşinden dul aylığı alması halinde de Bağ-Kur sigortalılığı devam eder. Yani, dul aylığı alınması Bağ-Kur sigortalısı olmasına engel değildir. Borcun ödenmesi gerekecektir.

Kimler doğum parası alabilir?

Okurumuz Barış Kalender, “Doğum parası alabilmek için 90 günümüz mü, yoksa 120 günümüz mü olması gerekiyor?” diyor.

Sosyal güvenlik mevzuatına göre, doğum sağlık yardımlarından faydalanmak için gereken şartlarla, doğum nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanmak için gereken şartlar farklıdır. Gebe işçinin doğumdan önce 8 (Çoğul gebelik halinde 2 hafta süre eklenir) ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftalık süre için günlük kazancının üçte ikisi oranında geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir. Erken doğum yapılması halinde ise, erken doğum yapılan süre doğum sonrasına eklenecektir.

Doğum geçici iş göremezlik ödeneği alabilmek için, doğum istirahatinin başladığı tarihten önceki son bir yıl içinde 90 gün prim ödemesi olan kadınlara doğum parası olarak isimlendirilen iş göremezlik ödeneği ödenmektedir.

Ayrıca, sigortalı kadının ayrıca doğumdan önceki son bir yıl içinde 120 gün prim ödemesi varsa emzirme ödeneği yani süt parası da ödenmektedir.

Dul maaşı alanın destek primi

Okurumuz Sezgin Keleş, “Vefat eden emekli eşinden dolayı dul maaşı alan çalışanlar için işveren olarak sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapmamız gerekir mi? Ya da SGK’na dilekçe verip emekli maaşından mı kesilecek” diyor.

Kendi sigortalılığı nedeniyle emekli olan kişilerin Bağ-Kur kapsamında ticari faaliyette bulunması halinde, SGK emekli maaşından Bağ-Kur Sosyal güvenlik destek primi kesilir. Dolayısıyla dul aylığı veya yetim aylığı alanlar, Bağ-

Kur kapsamında ticari faaliyette bulunmaları halinde Bağ-Kur sosyal güvenlik destek primi kesilmez, normal Bağ-Kur primi öderler.

Yani, ölüm aylığı alan dul eş ticari faaliyette bulunuyor ise zorunlu olarak 4/b kapsamında (yani Bağ-Kur) sigortalı olması gerekecektir. Ölüm aylığı alan eş SSK’lı olarak çalışıyorsa, yine tüm sigorta kollarına tabi tutulması gerekir.